İSRAİL’İN GAZZE SAVAŞIYLA İLGİLİ POLİTİKASI: AKTÖR MERKEZLİ KURUMSAL AÇIKLAMA

Burak Gümüş , Mehmet Bardakcı 

AB’nin İsrail-Filistin çatışması konusundaki temel meseleler üzerindeki tutumunda, 1970’lerde bu konuda tek bir dış politika pozisyonu oluşturmaya başladığından bu yana önemli bir değişiklik olmamıştır. Ancak, 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail’in Gazze’ye karşı savaşı, bazı AB ülkelerini Filistin devletini tanımaya zorlamıştır. Bu çalışmanın birincil hedefi AB’nin İsrail’in Gazze Savaşı’na karşı olan politikalarını aktör odaklı kurumsalcılık açısından incelemektir. Renate Mayntz ve Fritz Scharpf tarafından geliştirilen aktör-merkezli kurumsalcılık, siyasi olguları ve süreçleri analiz etmek için kullanılan bir analitik araçtır. Kurumsalcılıkta, kurumlar, kurallar (yasalar, normlar), düzenlilikler (davranış rutinleri, güç ilişkileri, güç ve kaynakların dağılımı), sosyal varlıklar (resmi kurumsal aktörler ve örgütler) ve (resmi veya gayriresmi gevşek) ağlar olarak kabul edilir. Yazılı olmayan kurallar, yasal düzenlemeler ve düzenlilikler, gerçek (resmi veya gayriresmi) sosyal yapılar yaratır ve aktörler arasındaki ilişkilerin çerçevesini, yetkinliklerin, finansal veya güç kaynaklarının tahsisiyle belirler. Sonuç olarak, bu kurumlar, aktörlerin eylem tercihlerini temel aldıkları durumların tanımlarını belirler. Yasal hükümler, anayasalar, kararnameler, yönetmelikler, yasalar ve tüzükler, farklı kurumsal aktörlerin (otoriteler, örgütler) güç ve kaynak dağılımını tanımlar. Bu kurumsal aktörler, ilgili ülkelerdeki yasal gereksinimlere uygun olarak kurumsal düzenlemelerle oluşturulur ve onlara görevler ve yetkinlikler atanır. Makalenin birinci argümanı, AB’deki hali hazırdaki aktör kümeleşmesinin Gazze Savaşı’na karşı ortak bir tutum izlemeyi engellediğidir. AB’nin İsrail’in Gazze Savaşı’na karşı izlediği politikayla ilgili birbirine zıt iki kamp yer almaktadır. İspanya, İrlanda ve Slovenya Filistin taraftarıyken Almanya, Avusturya ve Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gibi bazı doğu Avrupa ülkeleri İsrail’i desteklemektedir. Makalenin başka bir iddiası AB içindeki bölünmüşlüğün AB’nin kurumsal çoğulculuğundan ve çeşitliliğinden de kaynaklanmış olduğudur. Bölünme hem kurumların içinde hem de kurumların arasındadır.

Kaynak

10.35408-comuybd.1551119-4218844