Dünyaya gözlerini cehennemde açmak

UNICEF İletişim Uzmanı Tess Ingram’ın Cenevre’deki Palais des Nations’da düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamaların özeti

CENEVRE, 19 Ocak 2024 – “Gazze Şeridi’nde çatışmaların tırmanmasının 105. gününde, yaklaşık 20 bin bebek, dünyaya gözlerini savaş ortamında açtı. Bu korkunç savaş devam ederken her 10 dakikada bir, bir bebek doğuyor.

“Geçen hafta bu zamanlarda, Gazze Şeridi’nin Refah şehrinde bulunan Emirlik Hastanesi’nde annelerle vakit geçiriyordum.

“Savaşın yarattığı kaosun ortasında, hayatın yeniden filizlendiği o özel anlara şahit oluyorduk. O gün aynı zamanda, Gazze’de geçirdiğim bir hafta içinde yaşadığım en üzücü gündü.

“Size bölgedeki binlerce kadının deneyimlerini özetleyen dört kısa örnek vereyim.

“İman, 8 aylık hamileyken, saldırı altındaki Gazze şehrinin sokaklarında dehşet içinde hastaneye koşmuş. Sezaryenden 46 gün sonra yaşadığı ciddi bir enfeksiyon nedeniyle şu an hastanede yatıyor. Yeni doğmuş bebeği Ali’yi kucağına alamayacak kadar güçsüz bir halde.

“Mashael’in bölgenin orta kısmında yer alan evine bomba düşmüş. Kocası günlerce enkaz altında kalmış. Karnındaki bebeği, bir süre sonra hareket etmeyi bırakmış. Şimdi, bu olaydan yaklaşık bir ay sonra, bebeğinin öldüğünden emin olduğunu söylüyor. Halen tıbbi yardım almayı bekliyor. Bana bunun ‘bebeğin böyle bir kâbusun ortasında doğmasından’ daha iyi olduğunu söyledi.

“Amal, 6 aylık hamileyken, bir saldırı sırasında oluşan enkazın altında kalmış. Bebeği bir hafta boyunca hiç hareket etmemiş. Neyse ki, Sema bebek, annesiyle tanışmamızdan bir gün önce sağlıklı bir şekilde doğmuş. Amal, yaralı ve hasta olmasına rağmen, Sema’yı eve götürmeye hazırlanıyordu. Evleri, Refah sokaklarındaki derme çatma bir barınaktaydı.

“Ve hemşire Webda, son 8 hafta içinde hayatını kaybeden 6 kadına acil sezaryen yapmış. Bana ‘Bombaların yol açtığı duman ve sağlıksız hava koşulları nedeniyle düşükler o kadar çoğaldı ki artık sayısını dahi hatırlayamıyorum.’ dedi.

“Gazze Şeridi’ndeki hamile kadınlar ve yenidoğanlar, aklın almayacağı kadar korkunç şeyler yaşıyorlar. Bu durum, acilen ciddi adımlar atılmasını gerektiriyor.

“Sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle, halihazırda kritik düzeyde olan bebek ve anne ölüm oranı daha da kötüleşmiş durumda.

“Anneler doğumdan önce, doğum sırasında ve doğumdan sonra akıl almaz güçlüklerle karşı karşıya kalıyor. Yeterli beslenemiyor, sağlık ve koruma hizmetlerine erişemiyorlar.

“Refah’taki Emirlik Hastanesi, şu an Gazze Şeridi’ndeki hamile kadınların çoğunluğuna hizmet veriyor.

“Aşırı kalabalığa ve sınırlı kaynaklara rağmen elinden geleni yapan personel, sezaryenden sonra yaklaşık üç saat içinde anneleri taburcu etmek zorunda kalıyor.

“Bu koşullar; düşük, ölü doğum, erken doğum, anne ölümü ve duygusal travma gibi riskleri de arttırıyor.

“Bunların yanı sıra savaş, doğrudan yenidoğanları da etkileyerek bebeklerin yetersiz beslenmesine yol açıyor, gelişim sorunlarının ve diğer sağlık komplikasyonlarının yaygınlaşmasına neden oluyor.

“Bebekler, hamileler ve emziren kadınlar insanlık dışı koşullarda yaşıyor. Derme çatma barınaklarda yiyecek ve içecek bulmakta zorlanıyorlar. Bu durum, iki yaşından küçük yaklaşık 135.000 çocuğu ciddi bir yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

“Unutmayalım ki, burası Gazze’nin güney yarısında. UNICEF, yoğun çabalara rağmen, durumun çok daha korkunç olduğu kuzey bölgelerine henüz erişemedi.

“Yenidoğan bebeklerin acı çektiğini ve bazı annelerin kan kaybından öldüğünü bilmek, geceleri uykumuzu kaçırmalı. 7 Ekim’de kaçırılan iki küçük İsrailli çocuğun halen serbest bırakılmadığını bilmek de öyle.

“Bu sunumu yaptığım sırada, muhtemelen bir bebek daha doğdu, ama gözlerini nasıl bir dünyada açtı? Amal gibi onlar da derme çatma bir barınağa geri mi dönecekler? Anneler, kirli suyun bebeklerini hasta edebileceği endişesiyle geceleri uykusuz mu kalacak? Aç bebeklerini nasıl besleyeceklerini kara kara düşünecekler mi?

“Bir bebeğin dünyaya gelişi, kutlama dolu bir süreç olmalı. Öte yandan, Gazze’de bugün bir çocuk daha gözlerini cehennemde açtı.

“İnsanlık, normal dengeleri alt üst eden bu durumun devam etmesine daha fazla müsaade edemez. Annelerin ve yenidoğanların acilen insani ateşkese ihtiyacı var.”

Kaynak

Born into hell

This is a summary of what was said by UNICEF Communication Specialist Tess Ingram – to whom quoted text may be attributed – at today’s press briefing at the Palais des Nations in Geneva

GENEVA, 19 January 2024 – “In the 105 days of this escalation in the Gaza Strip, nearly 20,000 babies have been born into war. That’s a baby born into this horrendous war every 10 minutes.

“This time last week, I was spending time with mothers at the Emirati Hospital in Rafah, the Gaza Strip.

“The day there was a welcome reminder of the strength of life amid the chaos of war. But it was also the most heartbreaking of the seven days I spent in Gaza.

“Let me give you four quick examples that speak to thousands of women’s experiences.

“Iman – ran, terrified, while eight months pregnant, through the streets of Gaza City when it was under attack. Now, 46 days after a cesarean she is hospitalised with a severe infection. She is too weak to hold her new baby Ali.

“Mashael – her house in the middle area was hit, her husband buried under the rubble for several days and then, her baby stopped moving inside her. She says she is sure now, about a month later, that the baby is dead. She is still waiting for medical care. She tells me it is best “a baby isn’t born into this nightmare”.

“Amal – buried under rubble during an attack while six months pregnant. The baby didn’t move for a week. Fortunately, baby Sama was born healthy the day before we met. But Amal is injured and sick and was preparing to take Sama home to a makeshift shelter on the streets of Rafah.

“And nurse Webda has performed emergency cesareans on six dead women in the last eight weeks. She tells me, “There are also more miscarriages because of the unhealthy air and smoke due to the bombing. This has happened more times than I can count”.

“The situation of pregnant women and newborns in the Gaza Strip is beyond belief, and it demands intensified and immediate actions.

“The already precarious situation of infant and maternal mortality has worsened as the healthcare system collapses.

“Mothers face unimaginable challenges in accessing adequate medical care, nutrition, and protection before, during and after giving birth.

“The Emirati Hospital in Rafah is now catering to the vast majority of pregnant women in the Gaza Strip.

“Struggling with overcrowded conditions and limited resources, staff are forced to discharge mothers within three hours of a cesarean.

“These conditions put mothers at risk from miscarriages, stillbirths, preterm labor, maternal mortality and emotional trauma.

“The trauma of war also directly impacts newborns, resulting in higher rates of undernutrition, developmental issues and other health complications.

“And pregnant and breastfeeding women and infants are living in inhumane conditions: makeshift shelters, poor nutrition, and unsafe water. This is putting approximately 135,000 children under two at risk of severe malnutrition.

“Let’s not forget, this is in the southern half of Gaza. Despite relentless efforts, UNICEF has been unable to access the north, where the situation is, incredulously, worse.

“Seeing newborn babies suffer, while some mothers bleed to death, should keep us all awake at night. Knowing two very young Israeli children abducted on the 7th of October have still not been released should also keep us awake.

“In the time it has taken me to present this, another baby was likely born, but into what? Like Amal, will they be returning to a makeshift shelter. Nervous that the water is going to make their baby sick? Worried about what the baby will eat?

“Becoming a mother should be a time for celebration. In Gaza, it’s another child delivered into hell.

“Humanity cannot allow this warped version of normal to persist any longer. Mothers and newborns need a humanitarian ceasefire.”