İsrail ordusunun tarihine dair bir anlatı: İsrail, ordusu tarafından şekillendirilmiş bir ulus mu?
İsrail ordusu, resmî adıyla İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), 1948 yılında İsrail’in ilk başbakanı David Ben-Gurion tarafından kuruldu. Ben-Gurion, “bütün millet ordudur” inancına sahipti. Ona göre IDF, başka hiçbir orduya benzememeliydi. Bu ordu, farklı kökenlerden gelen insanları yeni bir halk kimliği altında birleştirecek bir araçtı. İsrail’in kuruluşundan bu yana IDF, İsrail Yahudi toplumundaki en büyük, en zengin ve en etkili kurum olmuş; sosyal, ekonomik ve siyasi elitin yetiştiği bir zemin haline gelmiştir.
Bu çarpıcı tarih anlatısında Bresheeth, IDF’nin Nakba’dan başlayarak Mısır, Lübnan, Irak ve Gazze’ye yönelik savaşlara uzanan evrimini takip ediyor ve İsrail devletinin aslında savaşlar üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Aynı zamanda 1967 savaşında genç bir asker olarak yaşadıklarını da paylaşıyor. Ona göre ordu, günlük yaşamın ve kimliğin her alanına işlemiş durumda. Bu yüzden IDF’yi yalnızca uluslararası itibara sahip bir askeri güç olarak değil, İsrail toplumunun merkezinde yer alan ideolojik, siyasi ve mali bir yapı olarak görmek gerekiyor. Bu bakış açısıyla, barışın nasıl bir şey olabileceğine dair varsayımlarımızı da yeniden gözden geçirmemiz şart.
