Özge Koç – Ankara Üniversitesi SBF Dergisi
ÖZET
Bu makale, Filistin-İsrail sorununun uzun tarihinde barış süreci olarak adlandırılan 1993–2000 yılları arasındaki dönemi daha çok iki tarafın ekonomik olarak geçirdiği dönüşümler çerçevesinde ele almaktadır. İsrail’in 1980’lerin ortalarından itibaren neo-liberalizme eklemlenme çabasının hız kazanması, beraberinde İsrail’in sınıfsal yapısında önemli bir değişim yaratmış ve bu da Filistin’le olan ilişkilere yansımıştır. 1967’den 1990’lara kadar İsrail, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ni işgal altında tutarak hem bu bölgedeki Filistinli ucuz işgücünden yararlanmış hem de İsrail ekonomisi için gerekli olan pazar ihtiyacını karşılamıştır. 1990’larda imzalanan bir dizi antlaşmayla İsrail, bu iki bölgenin bir kısmından çekilmiş ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulacağını kabul etmiş olsa da çeşitli ekonomik yaptırımlarla kendi ekonomisini Filistinli ucuz işgücünden koparmış; ama Filistin’in İsrail ekonomisine olan bağımlılığını artırmıştır. Dolayısıyla bu makalede, iki taraf arasındaki uzun süreli savaşın 1990’larda tam anlamıyla barışa evrilmediği, aksine bu sürecin İsrail’in işgal altındaki topraklarla kendi devleti arasında yeni bir tür ekonomik bağımlılık yarattığı iddia edilmektedir.
10.1501-SBFder_0000002117-35951